Ana Sayfa / ilginç / Nazi Almanyası’nın Gizli Ufo Projesi

Nazi Almanyası’nın Gizli Ufo Projesi

Nazi Almanyası’nın Gizli Ufo Projesi

Ufolar ve ufo deneyleri denilince akla ilk gelen Nazi Almanyası’dır. Yaptıkları bir oldukça gizli saklı gözlem ve projeler ile dünya gündemini oldukça meşgul eden Nazi Almanyası ufolar ile ilgili yaptıkları deneyler ve projeler ile insanları şaşırtmaya devam ediyor.

1945 yılının haziran ayında New York Times gazetesinde şu şekilde bir haber yer aldı; ”Uçan daireler bir gizli saklı silahtır. Almanlar tarafınca üretilmiş ve ülkenin batı sınırında ortaya çıkmıştır. Amerikan hava kuvvetlerinin verdiği bilgiye nazaran, Almanya göklerinde uçan gümüş balonlar görülmüştür. Hatta bunların bazıları neredeyse saydam yapıdadır.”

Bu haber tüm dünyada hızla yayıldı ve dünya genelinde oldukça büyük ses getirdi. Sık sık uçan daire ihbarları gelmeye başlamış bilhassa İskandinavya’da oldukça fazla uçan daire gözlemlendiği bildirilmişti. 2. Dünya Savaşının sonlarına kadar bölgede Alman birlikleri bulunmuş ve çeşitli projeler ürettiği söylemleri doğrulanmıştı. Bu söylemlerden bir süre sonrasında Victor Schönberger’ın çizdiği uçan daire taslakları ortaya çıkmıştı ve çizilen bu taslak gözlemlenen uçan daireler ile inanılmaz bir benzerlik gösteriyordu.

Hitler’in büyük destek verdiği uçan daire projesi Nazi Almanyası’nda resmen başlamış ve ilk denemeler yapılmaktaydı. Sırasıyla V1,V2,V3 isminde uçan daireler üretildi fakat hepsi teknik problemler sebebiyle başarısız sonuçlandı. Tüm bu denemelerin peşinden V7 serisi uçmayı başarabildi ve ilk denemesinde ortalama 20.800 ikinci denemede 22.400 metre yükselebildi.

Bunların yanında ikinci proje olan Vrill projeside devam etmekteydi. Üretilen uçan cisimlerin çapı 11.56 metreydi ve meydana getirilen testlerde saatte 2900 km hıza ulaşabiliyordu. Almanlar bu projeye Ateş Topu adını verdiler. Geliştirmek için oldukça çaba harcadıkları ateş toplarının tek amacı muharebede kullanılması ve düşman araçlarını yok etmesiydi. Kurmuş oldukları gizli saklı üslerde projelerinin onlarca kere denemesini yaptılar ve eksikliklerinin bularak daha iyi hale getirdiler. Bir tek ateş etme becerisi yetersiz geliyordu ve daha üstün bir teknoloji için araştırmalar icra eden almanlar son deneyinde düşman araçlarından çıkan dumanı kabul eden ve takip ederek manyetik bir patlama ile düşmanlarını yok edebilen bir sistem geliştirdi.

Daha sonraları deneyleri tesadüfen gözlemleyen kişilerin ifadesi alındı ve oldukça gizli saklı ibaresi ile bu tutanaklar arşivlendi. Savaşın sonunda ortaya çıkan tutanaklardan bir tanesinde şahit tanık olduğu vakası şu şekilde anlatmıştı; Almanya’nın Bavyera bölgesindeydim. Cumartesi öğleden sonrasında, akşam olmak üzereydi. Karşı taraftan yüksekliği pek de fazla olmayan uçan bir cismin yaklaştığını gördüm. Çapı 8 ila 20 metre arasındaydı. Çevresine ıslık sesi yayıyordu ve cisim hafifçe bir titreşim ile sarsılıyordu. Cismin alt kısmında üç yarım küre bir tanede mavi nokta vardı. Ortadaki gamalı haç resmi derhal dikkatimi çekti. Pencere benzer bir şey yoktu bir tek delikler vardı. Bu tenha mekânda ve çevrede artık çalışmayan eski fabrikalardan başka bina yoktu. Acayip cisim alçaldı ve görebildiğim kadarıyla bir duvarın arkasında yere indi. Azca sonrasında ortaya çıkan kamyon cisme yaklaştı ve uzaktan pek de seçemediğim şeyler olmaya başladı. Bir tek insan formunda iki karaltı görebildim. Biri uçan cismin alt tarafında diğeri ise üstündeydi. ”

Hitler başarı göstermiş olan ufo çalışmalarını yakın dostu olan İtalya lideri Mussolini ile paylaştı. Projeleri yakından inceleyerek testlerin yapılmasına tanık olan Mussolini üretilen ufolar ile ilgili gözlemlerini şu şekilde söyledi; ‘Yuvarlaktı, ortasında çevresi tamamen camla kaplı bir kokpiti, kenarında jet motorları vardı” Tüm emek harcamalar ve çizimler savaşın kaybedilmesinin peşinden Prag’da yakılarak yok edildi ve bu projelerin hiçbir kopyasına da tekrar rastlanamadı.

Nazi Almanyası’nın ufo teknolojisini iyi mi elde ettiğine dair garip bir hikayeyi de sizlerle paylaşmak doğru olur diye düşünüyoruz.

1937’nin Haziran ayında, Hitler Nazi Ordusu birliklerinden hususi olarak seçilmiş birlikerli nerede ise dünyanın her köşesine gönderdiler. Gönderilen birliklerin görevi, uzay ve uzaylılarla ilgili her türlü bilgiyi toplayıp karargaha bildirmekti. Araştırmayı  Türkiye’de yürüten birlik Nuh’un Gemisinin bulunmuş olduğu farz edilen Ağrı Dağı’nda yaşayan köylülerden bazı hikâyeler dinlediler. Bu hikayelerin en dikkat çekeni;

”200 nesil ilkin, gökyüzünden büyük ve oldukça gürültülü bir ev yer yüzüne indi. Köylüler bu nesneyi ev olarak adlandırmıştı ve uçan nesnenin çıkardığı gürültü, köyde yaşayan hepimiz tarafınca duyulmuştu. Daha sonraları köy halkından biri; bu nesneyle karşılaşmış, içinden çıkan insana benzeyen varlıklar adamı selamlamıştı ve adama gemiye gelmesini söylemişti. Adam köylülere geminin dışının dokunulmayacak kadar sıcak ve parlak bulunduğunu, ek olarak içeri girdikten sonrada geminin havalanıp bir kuş şeklinde uçtuğunu, adamların içeri girdikten sonrasında taştan yapılmış şapkalarını çıkarıp onunla konuştuğunu anlatmıştı.”

Hikayenin garip olmasıyla birlikte sonrası da garip. Bu öykü Hitler’in de dikkatini çekiyor ve mevzuyu araştırması için köye bir ekip gönderiyor. Gönderilen ekip bahsedilen evi buluyor ve araştırmalarının sonucunda Ağrı Dağı’nın tepesinde ki bir mağarada bahsi geçen ufoyu buluyor. Bunun üstüne derhal ufo büyük bir gizlilik içinde Almanya’ya götürülmüştü. Bulunan cismi incelemesi için ülkenin en iyi bilim adamları göreve getirildi ve gizli saklı tesis dikkat çekmemesi için tuz mağaralarının yakınına yapılmış oldu. Fakat bu tesis ABD’lı ajanların bakış açısından kaçmadı ve 1941 senesinde Dr Oz isminde bir gizmen tesise girerek bir oldukça informasyon ve belgeye haiz oldu. Fakat bu belgeler ABD’ya götürülürken bölgede üstün güç olan Rus birlikleri belgelere el koydu ve tekrar belgelere ulaşılamadı.

Hitler’in bazı proje ve deneyleri hala esrarını koruyor ve uzun seneler daha koruyacağa benziyor…

OKUDUYSANIZ PAYLAŞIN LÜTFEN HERKES OKUSUN

Uyarı: Sitemizde yer edinen ve alacak yazı, haber, yazı, video, yorum ve tüm mevzular kategoriler tıbbi bilgiler bir tek genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zaman içinde geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer edinen bu bilgiler hiçbir süre tabip muayenesinin yerini alamaz, tabip muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan meydana getirilen herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan görevli tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum icra eden kişiler, bu ikazları kabul etmiş sayılacaktır. Gülünç isminde herhangi bir bireysel yada kurumsal şirket , siteler ve kişiler ile ilgili en küçük bir bağlantısı , ortaklığı ve benzeri ilişkileri yoktur.

Bu habere de bakabilirisiniz

Balık Tutarken Yakalanan En Korkunç 10 Yaratık!

Balık Tutarken Yakalanan En Korkunç 10 Yaratık!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir